Meclisle Alay Edilmesi Onu Teknoloji Konusunda Bilgili Kılmayacaktır

Photo: Zach Gibson/Getty Images

Mark Zuckerberg’in duruşması Washington’ın Facebook konusundaki panik yaratan bilgisizliğini gün yüzüne çıkardı ve bu durum gerçekten hiç de komik değil.

Aslında politikacılar sosyal medyanın nasıl işlediğini torunlarından daha az bildikleri sürece Facebook’u düzenlemek zor olacak.

Bu Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’in 10 Nisan’da hukuki, ticari senato, bilim ve ulaştırma Komitesi’nin önüne çıkıp veri gizliliği ve Ruslara kasıtlı yanlış bilgi verme hakkında ifade verme durumu en büyük götürülerden biriydi.  Ve bu, özellikle, siyasi taraftaki cehaletin, sadece yaşlıların kafa karıştırıcı ve karmaşık dijital çağda rahat olmasını isteyen yardımsever ve gerçekten bir genç görünmesini sağlayan Facebook başkan ve genel müdürüne izin vermesi durumunda meydana gelmektedir.  

Üzücü olan şu ki, aşağıdaki başlıklar tık alma tuzağı değil:

  • “Senatör, sanırım hepimiz ‘Zuckerberg’in Sorgusu Teknik Desteğe Dönüşüyor’ konusunda hemfikiriz” (Vanity Fair)
  • “Meclis üyelerinin Facebook’un ne işe yaradığı ve onu nasıl düzeltecekleri konusunda kafaları karışmış durumda” (Vax)
  • “Bir takım meclis üyeleri az önce Facebook’un nasıl çalıştığına dair bir fikir sahibi olmadıklarını gösterdi. Buna rağmen düzenleme yapmak istiyorlar.” (Reason)

Duruşma sırasında geçen konuşmaların çoğu üzücü bir tiyatro oyunuydu, çünkü soruşturmanın kendisi berbat bir yapıya dayandırılmıştı. Teknoloji ve benzeri prosedürlerde tasarım, birilerine güç bahşederken ve diğerlerinden de alır. Yani bir grup senatöre bir gün içinde soru sormak için beş dakikadan az bir süre ve bizzat az miktarda işbirlikçi sorgulama dürtüsünü ya da başkalarının sorunları üzerine dayandırmak için her sebebi verirseniz ne olur? Uç noktalarda yıldızlaşmış olanların dışında, Kaliforniya meclis üyesi Kamala Harris’in sorgulama sırası gibi, sonuç “takibe yer olmayan, büyük keşiflerin olanaksız olduğu ve birçok sinir bozucu biçimde yarı gelişmiş fikirler” olacaktır.

Duruşma verileri oldukça iyi belgelendi ve kayıtlar kimin ne yaptığını ve kimin bir şeyleri daha çok yapması gerektiğini açıkça yansıtıyor. Fakat bizim üzerine daha çok kafa yormamız gereken şey, insanların yaşanan çelişkilerin ve dramın gelişimi esnasında yaşadıklarını nasıl ifade edecekleri konusunda verdikleri tepkilerdir.

Zuckerberg’in ifadesi üzerine birçok güçlü ve algı konusunda güçlü raporlar ve ortak fikirler var. Okumakta olduğum güvenilir kaynaklar, talep edilen hesap verebilirlikte yeterince zorlayıcı değil. En önemlisi, hiçbiri alaycılığa başvurmadı.

İnsanların duruşmayı anbean takip edebilmesine rağmen Twitter’da dönen hikâye bir başkaydı. Muhabirlerin meclis üyelerinin teknoloji konusunda bu kadar az bilgiye sahip olmalarından ötürü ayıplamanın yerinde olup olmadığı konusunda ciddi bir tartışma dönüyordu.

Nazik Grup

Siyasetçilerin teknoloji konusunda yeteri kadar bilgi sahibi olmamaları konusunda biraz kızgın olan insanları desteklemek için geçerli sebepler var ama buna rağmen belirli bir grup yaşanılan kaygıların kibarca dile getirmesi konusunda ısrarcıydı. Ahlaki çöküşler üzerine yapılan konuşmaların kendileri her şeyden önce insanlarla alakalı olduğu için ahlaki olarak paha biçilebilirler. Tartışmaya açık bir şekilde, meclis üyelerinin hazırlıksız kamu personeli oldukları için ciddi bir biçimde azarlanmayı hak etse de, bir nebze de olsa saygı çerçevesinde düzeltilmeyi hak ediyorlar çünkü onlar yalnızca siyasetçi değil, aynı zamanda insanlar da.

Bu açıdan bakılacak olursa, geri kalanlarımız gibi, meclis üyeleri de doğal olarak hata yapabilir ve sivil söylemin sunduğu mütevazı korumayı hak ederler. Doğrusu, tiye almanın ve kapalı görüşlü hakaretin ülkeyi parçaladığı bir zamanda, kamusal alanın daha fazla bozulmasını önlemek için fikir ayrılığına düştüğümüz insanlara düzgün muamele etmek ve hayal kırkılığına uğramak bir zorunluluktur. 

Bu durumun kullanışlı bir yardımı da vardır. Kimse tiye alınmak istemez. Ve böylece siyasetçilerle alay etmek, onların duymazdan gelmesine ve kötü davranışlarına devam etmeleri için bir bahane verecek kesin bir yoldur. 

Ve şunu da unutmayalım ki, duruşma bütün ülkenin izleyeceği bir şekilde yapıldı. Belki de boş görüşlerin bir kısmı şefkatli bir şekilde değerlendirilmeli. Şüphesiz birçok insan Facebook’un nasıl çalıştığı konusunda tereddüt yaşıyor. Şirketin kara kutu benzeri algoritmaları, devamlı olarak ilke değişikliğine gidiyor ve şüpheli hizmet koşulları çoğumuzu karanlıkta bırakıyor. Belki Zuckerberg’e bazılarımızın düzeltici bulacağı şeyleri kamuya açık bir şekilde açıklatmak, diğer insanların dijital okuryazarlığını arttırmaya yardımcı olacaktır.

Yasal Açıdan Dikkate Alınacak Hususlar

Politikacıların teknoloji konusunda neleri bilmediklerine bile bile odaklanmak bizi önemli başka konulardan alıkoyabilir. Maryland Francis King Carey üniversitesi The Morton & Sophia Macht hukuk profesörü Danielle Citron, bana şunları söyledi: “ Evet, teknik uzmanlıktan yoksun olan meclis üyeleriyle alay etmek, kendilerinin ve soruları yazan personelin tartışmayı ileriye götürecek kadar bilgili olmadıklarını vurgulayabilir. Fakat öte yandan, üstünde durulan önemli noktalar da vardı. Bu yüzden ‘teknoloji üzerine konuşma’ abartılmış olabilir. Bizzat ben meclis üyelerinin yasalar ve yasal kavramlar konusunda bu denli bilgisiz olmalarına şok olmuştum. Teksas’ta askeri avukat olarak görev yapmış olan Ted Cruz’un bile iletişim kararı yasasının 230’uncu paragrafı hakkında neredeyse hiçbir fikri yoktu. 230’uncu paragrafın online servislerin tarafsız kamu oyu gibi davranmasını sağlama amacıyla kabul edildiğini öne sürdü. Bu aslında meclisin uğraş gösterdiği şeyin, yani özel paylaşımcıları içeriği engellemesi ya da filtrelemesi konusunda desteklemek, tam da karşıtı. Ve meclis üyeleri, Mark Zuckerberg’i 13-16 yaş grubunu koruma amaçlı yaptıkları Çocukların Online Gizlilik ve Korunması Yasası’ndaki kendi hatalarını düzeltme amacıyla görevlendirdiler.  Beni hayal kırıklığına uğratan şey teknolojik becerilerinden ziyade yasal konulardaki cehaletleriydi.”

Siyasetçilerin yasalarla hızlı ve rahat bir şekilde oynamaları sorunu, konu teknolojiyi düzenlemeye geldiğinde buzdağının sadece görün kısmı. Teknoloji Değerlendirme dairesini gibi kurumların kaybı çok derin bir sorundur ve meclis üyelerinin teknoloji konusunda uzmanlaşmasıyla affettirilemez. Karmaşık algoritmalar tarafından üretilmiş çıktılar uzmanların dikkat kapsamının çok dışındadır. Ve çokça vurgulandığı üzere, hukuk daha yavaş olmak üzere tasarlanmış, geleneklerle desteklenmiş ve dikkatli bir şekilde kontrol edilirken, yenilikler çok hızlı hareket eder. Teknolojinin tarihi geçmiş kavramları, hukuki düş gücünü sınırlar ve robotlar, sanal gerçeklik ve gizlilik gibi artık bizim için önem taşıyan konularda yasal muhakemeyi olumsuz yönde etkileyen yıpranmış metaforlar gibi konular üzerinden ısrarcı olmaya devam ediyor. 

Kibarlığın Sınırları

Öfkemizi nasıl dışa vurduğumuza geri dönelim. Meclis üyelerinin iyice azarlandığı alternatif durumun da yararları var. İlk olarak meclis üyeleri kamu çalışanıdır ve bu tür konularda aynı şekilde sorumlu olmayan çalışanlardan daha farklı bir standarda tabii tutulmalıdır. Belki de söylem etikleri bağlamsaldır ve basmakalıp usullerde uygulanmamalıdır. 

“[Siyasetçiler] milletimizi şekillendiren en kuvvetli güçlerin ve kurumların temel operasyonlarını tanımakla görevli…”

Alec Baldwin’in başkan hakkında “Saturday Night Live” programında yaptığı hicivli betimlemeyi düşünün. İnsanlarla dalga geçmenin kabul edilebilir olduğuna inanmadan da bir hayran olabilirsiniz. Baldwin’in siyasi yorumunu ele almak, başkanlık adayı Donald Trump’ın engelli bir muhabirle alay etmekle aynı şekilde hatalı bir eşdeğerliğin yanlışlığını yapmak olacaktır.

Bağlantılı bir örnek olarak size bir üniversite profesörü olarak yaşadığım en unutulmaz anıyı anlatmak istiyorum. Bir gün mühendislik son sınıf öğrencisi ödev olarak verdiğim makalenin eleştirisine, ki bu makale de saygıdeğer bir profesör tarafından kaleme alınmıştı, “Bu saçma sapan makalesinde yazar şunları öne sürmekte…” diye başlamıştı. Bunun karşı cevabı çürütmek için doğru bir yol olup olmadığını sorgulama amacıyla ben de şunu sordum: “ Hemfikir olmadığını daha hoşgörülü bir dille belirtmen daha iyi olmaz mıydı? Ki böylelikle yazara bu kaygıların sunulursa, yazar senin söylediklerini daha ciddiye alır.”

Aldığım cevap kelimenin tam anlamıyla nutkumun tutulmasına sebep oldu. Öğrenci, eleştiriler sırasında, mühendislik profesörlerinin, onun yaptığı eleştiriyi hem işi yapar hem de işi taklit eder bir şekilde gösteren sert terimlerle neleri yanlış yaptığını belirteceklerini söyledi. Bu düzeltmenin aşağılayıcı olarak bulmak ve hata bulmanın daha düzgün bir şekilde yapılmasını istemek yerine, öğrenci filtre eksikliğinden ilham almıştır. Öğrenci, az ya da çok, eğer profesörler görüşlerini daha iyi söylemlerle köreltmiş olsaydı, kendi alanındaki hataların ciddiyetine karşı sürekli hassas olmayacağını ve bunun yerine onları yapmaktan kaçınmak için daha fazla motive olacağını söyledi. Mezun olduğunda ortadaki kazancın hayattan daha önemli olmamasından dolayı, öğrenci içtenlikle minnettardı. 

Alay etmenin haklı gösterilmesi durumu, Facebook’un doğru şekilde düzenlenememesi konusundaki yüksek risklerle ilgili ek bir değerlendirmeyle desteklenebilir. Facebook yıllar boyunca yürütülme şekliyle ilgili eleştirilere maruz kalmıştır ama yine de kullanıcı kapasitesi büyümeye devam etmektedir. Hakikaten de Faceboook’un hisseleri duruşma sırasında yükselmeye devam etti. Ki bu da Zuckerberg’in, denetmenlerin değil, günü kazandığı şeklinde yorumlanabilir. (Neyse ki, demokrasiye olan umudun kaybına inanmak için bir başka sebep olacağından, Facebook’un kampanya destekçileri meclis üyeleri tarafından sorulan sorularla bağlantı kurmadılar.)

Böylelikle nazik olmanın duruma uygun olacak bir ahlaki öfke seviyesine iletememe riski taşıdığı söylenebilir. Yumuşatılmış söylemleri kullanmak mevcut durumu ve bütün sorunlarını düzeltmeye yardımcı olacak işbirlikçi bir güce dönüşme riskini taşımaktadır. 

Teknoloji ve erdem arasındaki ilişkiyi anlatan tanımlayıcı kitabı yazdığından dolayı Shannon Vallor’la, kendisi Santa Clara Üniversitesi felsefe bölümü profesörüdür, bu durumu konuştum.

Vallor, milletvekilleri görevlerini yerine getirmeleri için kamusal utanca başvurmamak zorunda kalmamamız gerektiğini, ancak sivil söylemin yapıcı yolları kapatıldığı için bir kalıba uyduğunu düşünüyor.

“Alay etmek bu hataya verilebilecek en yapıcı cevap değildir. İdeal bir erdemli vatandaş topluluğunda, birbirimizi daha az acımasız bir biçimde kınıyoruz. Ancak demokrasimizin, son yıllarda, sivil erdemin ideallerinden git gide uzaklaştığını kabul etmemiz gerekiyor. Milletvekilleri sebeplere dayandırılmış halk eleştirisine git gide daha da bağışıklık kazanmakta. Birçoğu artık belediye binasında yapılan toplantılardan eleştirileriyle kaçınıyor ve meclisin işini ne kadar iyi ya da kötü yaptığına dair tartışmalardan da genellikle kaçmayı başaramıyorlar.

“Milletvekillerinin birçoğunun, sorumlu önderliğin ve sivil söylemin kurallarını görmezden gelmesiyle birlikte onlara yapılan eleştirinin kalitesinin daha da basit, çaresiz ve daha yıkıcı olması anlaşılabilir hale gelmiştir.”

Vallor, yapıcı sivil tartışma için daha iyi bir hareketlenmeye ve belki de yeni bir meclis üyesine de ihtiyacımız olduğunu belirtti.

“Bizlerin seçilmiş milletvekillerimizin hepsinin derin teknik ve bilimsel bilgilere sahip olmasını beklemememiz gerekirken, onların da milletimizi şekillendiren en kuvvetli güçlerin ve kurumların temel operasyonları hakkında bilgi sahibi olmak için seçmenlerine karşı bir görevleri var.”

“Özellikle de bu güçleri ve kurumları, halkın çıkarlarını korumak için gerekli ölçüde düzenlemekle görevli olduklarında…”

Belki de Zuckerberg’i ateşin içine atmak, duruşmada Facebook’tan çok Amerikan versiyonu bir demokrasinin ortaya koyulmasına yol açtı. Zuckerberg, bu durumun sonuçlarını Birleşik Krallık parlementer komitesinin önünde kabul etmeyeceğini dile getirdi, ancak bu hafta gördüklerimiz, milletvekillerimiz ve kendimiz hakkında birçok zor soruyu gün yüzüne çıkardı.

Kaynak: https://medium.com/s/story/mocking-congress-wont-make-it-tech-literate-21a2c3208d3e